Cinsellik hayatımızın bir parçasıdır. Fakat gelişmiş olan ülkelere nazaran gelişmekte olan ülkelerde bu konuda pek fazla konuşulmaz. Geleneklerimizde de bir çok genç kız veya erkek anne babasıyla bu konuda fikir alışverişi yapamamakta ve okullarımızda cinsel eğitim verilmemektedir. Bu durum aslında oldukça üzücüdür. Cinsellik hem bedenen hemde psikolojik olarak yaşadığımız öğrenilen bir davranıştır ve iç güdüdür diyebiliriz. Üreme veya zevk alma amacıyla yaşanır. Zamanı geldiğinde yani evlilikle birlikte yaşanması gerektiğini konuşan geleneklerine bağlı toplumlarda bile bu konuda eğitim ergenlik döneminde verilmelidir. Cinsellik evlilik veya birlikteliği oldukça etkileyen bir faktördür. Mutlu evliliğin olmazsa olmazlarından biridir desek pekte yanlış olmaz. Bu konuda eğitilmiş her insanın evliliklerinde cinsel konularda daha iyi olacağını unutmamak ve bu yüzden cinsel eğitim verilmesini desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Bu baskılanmış, bastırılmış içgüdü özellikle de kadınlarımızda oldukça sık görülür. Evlenmiş, hamile kalmış bir kadının hemcinsi kadın doğum doktoruyla bile bu konuda rahatça konuşamadığını, utandığını, merak ettiklerini sormakta güçlük çektiklerini sıkça görüyoruz. Bunun sebebi cinselliğin konuşulması ayıp olan bir konu gibi görülmesidir. Bu fikirden arınmalıyız. Bu tarz konularda doktorunuzla konuşmamak hamilelikte cinsel hayatınızın ve psikolojinizin kötü yönde etkileneceğinin bir alarmını verir diyebiliriz.

Gelelim gebelikte cinsellik konusuna. Hamilelik hormonlarımızın sürekli değiştiği bir dönemdir demiştik. Gebeliğinde bazı dönemlerinde farklı belirtilerle ortaya çıkar. Her dönemin farklı şikayetleri olabilir. Gebeliğin ilk dönemlerinde bildiğiniz gibi bulantı, kusma, halsizlik, tiksinme, iştahsızlık, bitkinlik gibi şikayetleriniz olmaktadır. Bunlar varken cinsel istediğinizin eskisi gibi olma ihtimali oldukça düşüktür bu yüzden gebeliğin ilk trimesterinde anne adayında cinsel arzunun yani libidonun düştüğünü gözlemliyoruz. Bazı anne adaylarında ise bu konuda ki bilgisizlikten kaynaklanan gereksiz endişe ve kaygılar olabildiğini söylememiz mümkün. Örneğin ilk gebeliği olan bir anne adayı eşiyle cinsel ilişkiye girerse bebeğe bir zarar geleceğini düşünür ve eşiyle cinsel birliktelik yaşamaktan kaçınır. Aslında ekstra düşük veya farklı bir tehlikeniz yoksa ki olsa doktorunuz size mutlaka belirtirdi cinsel ilişkiye girmenizde hiç bir sakınca yoktur. Bu yüzden merak ettiğiniz tüm soruları her konuda olduğu gibi bu konuda da doktorunuzla paylaşmanızda fayda vardır. Daha öncede belirttiğimiz gibi gebeliğin en rahat geçen dönemi ikinci trimesterdir.

Ağırlığınız fazla artmamış ve ilk zamanlarda yaşadığınız bulantı, kusma gibi bir çok şikayetten arınmışsınızdır. Vücudunuz da psikolojinizde gebeliğe daha ısınmış olduğundan bu aylarda libidonuz da artış olmuş olabilir ve cinsel birlikteliğiniz sıklaşmış olabilir. Bunun sıklığıyla ilgili de yine doktorunuzdan tüyo almanızda fayda var. Son aylar artık ağırlığınızın artması ve rahim ağzı kenarları şiştiği için cinsel ilişki ağrı yapabilir veya orgazm sırasında ki kasılmalar sizi korkutabilir. Bazı doktorlar son haftaya kadar cinsel beraberliği önerirken bazıları doğum olabileceğinden veya kanama yaşanabileceğinden tavsiye etmiyorlar. Bu konunun da şahsa münhasır olduğunu hatırlatarak doktorunuzla paylaşımda bulunmanızı öneririz.