Cinsellik gerek üreme gerek cinsel haz duyma amacıyla insanların öğrendiği bir davranıştır. Bazı davranışlar sonradan öğrenilir cinsellikte bunlardan biridir. İçgüdüsel olup olmadığı tartışılır. Öncelikle cinsellik kavramını açıklarken buna değinmemiz gereklidir ki cinsellik içgüdüsel de bir davranıştır. Düzenli ve sağlıklı bir cinsellik mutlu bir evlilik demektir. Toplumuzda bu konular ayıp olarak anıldığından genç kızlarımızın aileleri tarafından eğitilmemesi veya baskılanmasından evliliklerinin başlangıçlarında buna bağlı cinsel sorunlar yaşayabildiğini görüyoruz. Vajinusmus bunlardan biri. Maalesef bu baskının bilinçaltında oluşturduğu olumsuz etkiyle kadınların evlendikten sonra, gebe kaldıklarında bile sorunlar yaşadığını görebiliyoruz.

Doğrudan alakalı değil gibi görünüyor fakat bahsedeceğim sorunların ortaya çıkmasında ki başrol sebeplerden biridir dememiz mümkün olur. Mesela bu konuların konuşulması her zaman ayıp diye öğretildiğinden bazı anne adaylarının doktoruyla bile konuşamadığının, cinsellikle ilgili sorun veya sorularını dile getiremediğini gördük. Bu tabunun yıkılması gerektiğini bu yazımda belirtmek isterim. Doktorunuzla her konuda çekinmeden konuşmalı ve bu konuda bahsettiğimiz tarzda bir probleminiz varsa bunu aşmanın yollarını araştırmalısınız.

Cinsellik her dönemde sizin ve eşiniz için oldukça önemlidir. Bir başka yazımızda Hamilelikte Cinsellikten bahsetmiştik bunda da Lohusalıkta Cinsel İlişki nasıl olması gerektiğinden bahsedeceğiz. Lohusalık yeni doğumdan çıkan annenin ruh halindeki değişiklikler ve yorgunluğuyla geçen yeni hayatına adapte olmaya çalıştığı bir dönemdir. Bazı doktorlar kırk gün cinselliğin uygun olmadığını bazıları ise kanamanın durumuna göre dikiş varsa iyileştikten sonra 15-20 gün sonra prezervatifle ilişkinin gerçekleşebileceğini söyler. Bu konuda da ne yapmanız gerektiğini bizce doktorunuzla konuşmanızda fayda vardır. Lohusalıkta da toplumumuzda yapılan, inanılan yanlış bir diğer davranışa değinmeyi kendime borç bilirim. Genelde lohusalıkta eşlerden uzak kalınır, gece annenin yanında yakınları kalır ve eş iyice dışarı atılır. Bu oldukça yanlıştır evdeki kalabalık dağıldığında sizden soğumuş ve depresyona girmiş bir eş bulabilirsiniz. Bu adaptasyon sürecini birlikte yaşamalı ve en ilgiye ihtiyacınız olduğu an o ilgiyi eşinizden karşılamalısınız. Siz doğum yapmış, yükü ve zorluklarını çekmiş olabilirsiniz fakat unutmayın ki oda bu süreçte sizin için en iyisini yapmaya çalıştı destek oldu ve aynı kaygıları yaşadı. Onun da psikolojik olarak adaptasyonu zor geçebilir. Tek taraflı düşünmek hiç bir zaman bir evlilikte olmaması gereken bir durumdur. Lohusalıkta cinsel birliktelik olmasa bile mutlaka geceleri sarılarak uyuyun veya uykudan önce birbirinize ilgi gösterin. Bebeğinizin ağlaması, memenizden süt gelmesi sizi bölebilir veya cinsel arzunuzda azaltma yapabilir, motivasyonunuzu bozabilir fakat bunu da büyük bir sorun haline getirmeden atlatırsanız adaptasyon süreciniz daha sıkıntısız geçer.